Ivo Androvic
Yoksul bir zanaatkarın oğlu olarak Dolac'ta dünyaya gelen İvo Andriç, öğrenimine Zagrep'te başladı. Viyana, Krakov ve Graz'da Slav dili ve edebiyatı okuyan yazar, Genç Bosnalılar (Junges Bosnies) adlı ulusal devrimci harekete katıldığı için 1914'te kovuşturmaya uğradı. Üç yıl tutuklu kalan Andriç, Birinci Dünya Savaşı'nın bittip, ortalığın durulduğu yıllarda Roma, Bükreş, Graz, Paris, Madrid, Brüksel ve Cenevre'de diplomatik görevlerde bulundu. 1939'da Yugoslavya'ya büyükelçi atandı. İkinci Dünya Savaşı sırasında faşist kuşatma sırasında Almanya'da gözaltına alındı, bir süre Belgrad'ta siyasi faaliyetlerden uzak bir yaşam sürmek zorunda kaldı. 40'lı yılların sonlarına doğru milletvekili seçilerek tekrar aktif politikaya başlayan İvo Andriç, 1952'den sonra uzun yıllar Yugoslav Yazarlar Birliği Başkalığı yaptı.

1961 yılında Nobel Ödülü kazanan İvo Andriç, edebiyata felsefi şiirlerle başladı. Ancak edebiyat çevrelerinde isminden söz edilmesi şiirleri değil düz yazıları sayesinde oldu. Hikâye ve romanlarında genellikle ülkesi Bosna'nın tarihsel dokusunu konu eder. Andriç eserlerinde; Doğu ile Batı'nın Bosna'da yüz yüze gelişinden, uzun yıllar egemenliği altında kaldıkları Osmanlıların hal ve tavırlarından, Osmanlı'dan sonra Avusturya - Macaristan İmparatorluğu'nun ezici yönetiminden ve de birbirlerinden çok faklı halk topluluklarının din ve kültür geleneklerinin içiçe geçtiği bir ülke oluşundan söz eder.

Ustaca kaleme alınmış hikayelerinde, insan yazgısını kusursuz bir gözlem gücüyle ve son derece gerçekçi bir tutumla ifade eden İvo Andriç, yaşamının üç yılını cezaevinde geçirmesine neden olan faşist kuşatma sırasında yazdığı ancak kurtuluştan sonra yayınlayabildiği romanlarıyla dünya çapında üne kavuşmuştur. Drina Köprüsü adlı romanında Bosna'nın kentlerinden biri olan Visegrad'ın 1571'den 1914 yılına kadar uzanan yazgısını tarihçeyi aratmayacak şekilde ortaya koyar. Anlatıların, kısa öykülerin, izdüşümlerin, tarihsel kayıtların, halk masallarının harmanlandığı bu romanda Drina Köprüsü'nün epek simgesi çerçevesinde Bosna tarihinin çarpıcı bir görüntüsünü yansıtır.

Tarihe ilişkin olaylar ile bireysel alınyazılarının ustaca kaynaşmasını sağlayıp, epik olaylar içinde toplumsal ve kültürel izdüşümleri de verilişi İvo Andriç'in gerçekçi edebiyatın ne derece derin olduğunu kavradığının ve bu türe felsefi boyutlar kazandırdığının da ifadesidir. İvo Andriç'in edebi eserlerinin yanı sıra kültür ve sanat tarihi üzerine yazdığı denemeleri de vardır.

Eserleri:
Hikayeleri: Aliye Derzeleza'nın Yolu (1920), Hikayeler (Pripovetka 1924), Yeni Hikayeler (1948), Vezirin Fili (1948), Yasak Avlu (1954), Panorama (1958), Yüz (1960), Taş Üstündeki Kadın (1962)
Romanları: Drina Köprüsü (1945), Travnik Tarihçesi (1945), Küçük Hanım (1945)
Şiirleri: Ex Ponto (1918), Bunaltı (1920)